Gebelik anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücudunda taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir. Bebeği içinde hissetmek, yavaş yavaş artan ağırlık, değişen fiziksel görünüm, anneye başka bir güzellik katar.
Bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal, fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve beslenmesi ile doğru orantılıdır.
Annenin gebelik öncesi fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması ve doğum yaşı hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli etkenlerdir. Çünkü bebek annenin besin yedeklerinden ve gebelik boyunca tükettiklerinden kendisi için lazım olanları seçip alarak, büyür beslenir.
Gebelik süresince bebek iyi beslensin diye fazla yemek, dengesiz beslenmek doğru değildir. Ama doğum sonrası eski görünüme kolayca ulaşmak için az yemek ise hiç doğru değildir.
İnsan yaşamında beslenmenin çok önemli ve çok özel olduğu devrelerden biri olan gebelik, anneye topluma sağlıklı bireyler kazandırma sorumluluğunu vermiştir. Anne iyi ve doğru beslenmezse ölü doğum, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, bedensel ve zihinsel özürlü doğumlar gibi tehlikelerle karşılaşabilir. Kendisinde ise kansızlık, tansiyon problemleri, vücutta su tutulması, yorgunluk, diş kayıpları ve kemik problemleri olabilir.
Gebelikte sindirim Sorunları
Gebeliğin ilk üç ayında uyum problemleri nedeniyle bulantı ve kusmalar görülür.Yiyecekleri tüketmede zorluklar olur. Sözü edilen uyum problemleri her annede olacak değildir. Bu ilk dönemde kusma ve bulantıyı tetikleyen şartları mümkün olduğunca ortadan kaldırmaya, biraz sakinleştikten sonra başka yiyecekler tüketmeyi denemeye çalışmalıdır.
Çok yağlı yiyecekler, fazla sulu yemekler, ağır kokulu baharatlar, lahana, karnıbahar ve et, kavrulmuş soğan kokuları bulantı ve kusmayı tetikler. Pişerken kokusu ile zaten hassas olan anneyi uyaran yiyecekler ya başka yerde pişmeli, ya da bunların yerine uygun değişimler kullanılmalıdır. Örneğin et yerine balık, tavuk, hindi eti tüketilebilir.
Kış sebzelerinden havuç, patates, ıspanak tüketilebilir. Limon ,yoğurt yemeklerde tüketimi kolaylaştırır.Limon hem C vitamini olarak hem de rahatlatıcı olarak kullanılabilir.
Genelde sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir iki grissini rahatlık sağlar.
Sıvı yiyecekleri az tüketmeye ve yemek sonrası bir süre dinlenmeye özen gösterilirse problemler azalabilir. Az ve sık beslenmek de yaralıdır.
Kabızlık ileri aylarda görülebilen problemlerdendir. Kabuğu ile yenen meyveleri tüketerek,her öğünde sebze ve salataya yer vererek busorunun önüne geçebiliriz. Günlük yürüyüşleri ve su tüketiminide ihmal etmemeliyiz.
Gebelikte DoÄŸru ve Yeterli Beslenme
Annenin günlük yaşantısını sürdürecek yeterli enerji ve besin öğelerini alırken fazladan alacağı protein, enerji, vitamin ve mineraller hem kendisi hem de doğacak bebeğin sağlıklı olmasının garantisidir.
Normal bir gebelik sürecinde annenin kendi gereksinimine ek olarak tükettiklerinin bebeğe aktarılması annenin yaklaşık 10-12 kg alması demektir. Bu artışı sağlayabilmek için ek olarak günlük 20 gr. Protein, 15-20mg. Demir, 500mg. Kalsiyum ve ortalama 300 kalorilik enerji artışı gereklidir.
Doğru beslenme ve gebelik durumunun özellikleri nedeniyle gereksinmelerin çeşitli yiyecek guruplarından sağlanması gerekir.
Yiyecekler vücudumuzda çeşitli görevler yaparlar. Aynı görevleri yapan yiyeklerden besin gurupları oluşturulmuştur. Gurup seçeneklerinden birini tüketmiyorsanız bir diğerini yiyerek de doğru beslenebilirsiniz.
ET, YUMURTA, KURUBAKLAGİL GRUBU: Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir gereksinimini karşılarlar.
SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ: Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidirler. Protein ve kalsiyum kaynağıdırlar.
SEBZE VE MEYVELER : Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlarlar.
TAHILLAR: Enerji ve B gurubu vitaminleri içerdiklerinden büyüme ve gelişmeye yardımcı olurlar.
YAĞLAR VE ŞEKERLER : Sadece enerji içerirler. Enerji gereksinimine yardımcı olurlar.
Yeterli ve dengeli beslenmede dikkatli bir şekilde tüketmek zorunda olduğumuz bu besin guruplarını gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz ki sağlıklı yaşayabilmek için doğru beslenme alışkanlıklarını kazanabilelim.
Gebelikte Dikkat Edilmesi Gereken En Önemli Nokta
Yaş, boy ve hareket durumumuza göre uygun ağırlıkta gebeliğe başlamaktır. Çok kilolu bir gebeyi zayıflatmak bu süreçte doğru değildir, kilosunu korumaya çalışmak, ilk üç ayda enerji eklemesi yapmamak, dördüncü aydan sonra enerji kısıtlamasına gitmemek gerekir. Daha yüksek enerjili yiyeceklerden daha fazla almasına engel olarak, gebelik için gerekli besin ögelerini alarak gereksinmelerini karşılamak esastır.
Ergenlik çağında olan, ya da yaşantısı gereği çok hareketli gebelerde ise mutlaka olması gereken kilonun sağlanması ek olarak gebelik için artan gereksinimin karşılanması sağlanmalıdır.
Gebelikte ağırlığın takibi çok önemlidir. İlk üç ayda 0,5-1 kg, sonraki aylarda ise ortalama 1.5-2.0 kg, ağırlık kazanması uygundur. Çok zayıf gebelerde, yetersiz ve dengesiz beslenenlerde düşük ağırlıklı doğum, erken doğum, ölü doğum, zihinsel ve bedensel özürlü doğumlar görülebilir. Annede anemi, kemik ve diş kayıpları, preeklempsi, vücutta su tutulması (ödem), iş gücü kaybı, halsizlik görülme oranı yüksektir. Çok kilolu gebelerde hipertansiyon, şeker hastalığı, doğum güçlükleri gibi problemler görülebilir. Bu nedenle anne adaylarının gebelik öncesi kontrolleri yapılması, gebe kaldıktan sonra her ay beslenme ve kilo izlenmesinin yapılması gerekmektedir.
Gebelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Besinler ve Ölçüleri
| Besin | Miktarı |
| SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ | 2 Su Bardağı süt veya yoğurt 1 porsiyon peynir (2 dilim) veya 2 yemek kaşığı çökelek |
| ET ,YUMURTA ,KURUBAKLAGİLLER | 1 Yumurta 1 porsiyon et, balık, tavuk, hindi (60-90gm.) 1 porsiyon kurubaklagil yemeği (120gm) |
| TAZE SEBZE VE MEYVELER | 2 Porsiyon pişmiş taze sebze 3 porsiyon çiğ taze sebze 2-3 adet orta boy meyve veya taze meyve suyu |
| TAHILLAR | 6-8 İnce dilim ekmek 1 porsiyon pilav veya makarna 1 porsiyon çorba |
| YAĞLAR | 3-4 Silme yemek kaşığı sıvı yağ |
| ŞEKERLER | 1-2 Tatlı kaşığı bal, reçel veya pekmez |
1 bardak süt,
1 yumurta,
1 dilim peynir,
1 orta dilim ekmek,
1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu v.bKUŞLUK:
1 meyve + 1 bardak ayran + 1 ince dilim ekmekÖĞLE:
1 Porsiyon etli kurubaklagil yemeÄŸi
1 porsiyon pilav veya makarna
1 bardak ayran
1 porsiyon salata
1 orta dilim ekmek ,1 adet meyveİKİNDİ:
1 dilim ekmek+ 1 dilim peynir + domates , salatalık + 1meyveAKŞAM:
1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli)
1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği
1 bardak ayran,
1 porsiyon salata , 1orta dilim ekmekGECE:
1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı + 1 porsiyon meyveKahvaltıda veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel tüketilebilir. 1 porsiyon meyve 1orta boy elma, portakal veya küçük bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz veya greyfrut olabilir.
Gebelikte Beslenmede Dikkat Edilecek Noktalar
Çay, kahve gibi içeceklerin yemekle birlikte tüketiminizi azaltıp, yerine ayran, süt, meyve sularını tercih ediniz. Her öğünde mutlaka C vitamini kaynakları tüketiniz.
Sebze ,meyve, kurubaklagilleri iyice yıkamadan tüketmeyiniz.Sebzelerin ,makarnanın haşlama sularını dökmeyiniz, ya suyunu çektirerek pişiriniz ya da sularını çorbalarda kullanınız
Sigara,alkol kullanmayınız, Sigara dumanına maruz kalmayınız.
Yemeklerde iyotlu tuz kullanınız. Tansiyon yüksekliklerinde yemekleri tuzsuz pişiriniz.
Hazır gıdalardan kaçınıp doğal besinler tüketiniz. Hazır içecekler, hazır çorbalar, ve mevsimi olmayan sebze ve meyveleri tüketmeyiniz.
Et, balık, tavuk, kurubaklagil tüketimini birer gün ara ile yaparak tek düzelikten kurtulup bıkkınlık yaratmadan doğru besleniniz.
Süt içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir yerine çökelek tüketebilisiniz.
YaÄŸda kızarmış hamur tatlıları yerine, meyve veya sütlü tatlıları tercih ediniz.Â
UNUTMAYINIZ !.. Annenin ve bebeğin sağlıklı olmaları; annelerin gebelik öncesi sağlığı, besin yedeklerinin durumu ve gebelik boyunca kendileri ve bebekleri için yeterli ve dengeli beslenmelerine doğrudan bağlıdır.
BEBEĞİNİZ SİZİN YEDİKLERİNİZDİR.
Hazırlayan : Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
Kaynak: Tr.net
23 views
 Aşağıda durumlarda hemen hekime başvurunuz;
40 views
Kısırlığın evli çiftlerin yüzde 15′inde karşılaşılan bir sorun olduÄŸu belirtildi…
Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Hatem KazımoÄŸlu, KazımoÄŸlu, normal bir gebeliÄŸin olması için fonksiyonel testisler ve testislerin normal sperm üretmesi gerektiÄŸini kaydetti. Evli çiftlerin yaklaşık yüzde 15′i oranında infertilite sorunuyla karşılaşıldığını bildiren KazımoÄŸlu, “Bunların da yaklaşık yüzde 40′ında neden erkeÄŸe aittir.” dedi.
Kısırlığın yüzde 16′sında her iki eÅŸi de ilgilendiren birden fazla faktörün görüldüğünün altını çizen KazımoÄŸlu, ”Sadece bir etken üzerine gitmek zaman kaybına yol açabileceÄŸi gibi gebelik ÅŸansını da düşürecektir. Bu nedenle sistemik ve tam bir araÅŸtırmayla çiftlerin birlikte deÄŸerlendirilmeleri önem kazanır.” diye konuÅŸtu.
Erkekte infertiliteye neden olabilecek birçok faktör olduğunu ve bunların araştırılması gerektiğini vurgulayan Kazımoğlu, şöyle devam etti:
“Böbrek hastalıkları, karaciÄŸer bozuklukları, diyabet, tiroit hastalıkları, hormonal hastalıklar, konjenital hastalıklar, geçirilmiÅŸ bazı operasyonlar, radyasyon, bazı ilaçlar (kanser ilaçları, toksik maddeler, alkol, uyuÅŸturucular gibi), travmalar, geçirilmiÅŸ bazı enfeksiyon hastalıkları gibi birçok hastalık infertilite nedeni olabilir. Bunlar araÅŸtırılarak, uygun ÅŸekilde tedavi edilmelidir. İnfertilite tedavisi geniÅŸ bir yelpazeyi kapsar. Önemli olan kiÅŸiye en uygun tedavi modelini belirlemektir. İlaç tedavisi olabileceÄŸi gibi, cerrahi tedavi de söz konusu olabilir. Sperm parametresinin durumuna göre, aşılama (inseminasyon) veya tüp bebek uygulamalarıyla da çocuk sahibi olunabilir.”
Kazımoğlu, sunumunun ardından katılımcıların sorularını cevapladı.
Cihan
21 views