Tüm Yönleriyle Kürtaj

default

Tüm Yönleriyle Kürtaj

Kürtaj veya rahim tahliyesi rahim içindeki bir gebeliğin özel yöntemlerle sonlandırılmasıdır. Kadının arzusuyla 10. gebelik haftasına kadar yasal olarak uygulanabilir.

Evli kadınlarda yasal tahliye uygulamasında eşler de müdahaleye rıza vermelidirler.
Evli olmayan ve 18 yaşın üzerinde olan kadınlar kendi isteklerine göre hareket ederler.

  • “Yasal Tahliye” adından da anlaşılacağı gibi ülkemizde reÅŸit kadınlarımıza tanınmış tümüyle yasal ve çaÄŸdaÅŸ bir haktır.
  • Kürtaj yalnızca ve ancak Kadın Hastalıkları ve DoÄŸum Uzmanınca uygulanır. Yapılan iÅŸlem gizli kalır.
  • Ülkemizde düşük ilacı (RU-486) kullanılmamaktadır. Dünyanın çoÄŸu ülkesinde (geliÅŸmiÅŸ olan ülkeler dahil) ve bizde tahliye, aÅŸağıda anlatılan vakum tekniÄŸi ile uygulanır.
  • Gebelik testiniz ister pozitif ister negatif olsun, asla “söktürücü iÄŸne” gibi yöntemlere kendi kendinize baÅŸvurmayın. Bu ilaçların gebelik durumlarında iÅŸe yaramaları tıbben mümkün deÄŸildir.

“İlk hamilelikte uygulanan kürtaj sonrasında bir daha hamile kalınmaz!!”
BU YALNIZCA HURAFEDİR
Dikkatli ve vakumla uygulanan bir kürtajın kadının genital sistemine zarar vermesi beklenen bir durum değildir.

Gebeliğin tıbben sakıncalı olması durumunda (anneyle ilgili gebeliğin riskli olduğu hastalıklar, bebeğin ileri derecede sakat olduğunun ya da öldüğünün belirlenmesi gibi) bu süre 10 haftayı aşabilir. Bu durumda birden fazla uzman doktorun kurul oluşturarak karar vermeleri gerekir.

Uygulanması

Yasal tahliyeler hem lokal anestezi, hem de genel anestezi altında uygulanabilir. Genel anestezi her ne kadar maliyeti biraz artırsa da, işlemin tümüyle ağrısız seyretmesi açısından çağdaş ve etkili bir yöntemdir.

Kürtaj Tekniği

Gebelik haftası ultrasonla belirlendikten sonra dikkatli bir jinekolojik muayene yapılır. Vajina ve rahim ağzı bakterilerden arındırılmak amacıyla dezenfekte edildikten sonra, rahim ağzını sabitlemek için plastik bir alet vajinadan yerleştirilir ve lokal anestezik madde uygun olarak rahim ağzı içine enjekte edilir, veya genel anestezi için anestezi uzmanı tarafından gerekli işlemler başlatılır.

Daha sonra çok ince plastik kanüller rahim aÄŸzından rahim içine ittirilir. Bazen rahim aÄŸzı sert olabilir ya da gebelik 6. haftanın üzerinde olması nedeniyle daha geniÅŸ çaplı plastik kanüller kullanılması gerekebilir. Bu durumda rahim aÄŸzını geniÅŸletmek için özel “buji” adı verilen aletler kullanılır. Kanül yerleÅŸtirildikten sonra kanüle bir enjektör iliÅŸtirilir. Enjektörde oluÅŸan vakum yardımıyla rahmin içi vakumla boÅŸaltılır.

10. haftaya yakın olan gebeliklerde bazen rahim içine metal aletler sokularak rahmin tümüyle boşaltıldığından emin olmak gerekebilir, ancak bu çok ender bir durumdur.

Rahimin içi tümüyle boşaltıldıktan sonra kanül çıkarılır, diğer tüm aletler çıkarılır ve hastanın 10 dakika istirahatı sağlanır.

Tüm bu işlemler 6. gebelik haftasına kadar olan gebeliklerde 5 dakika, 6 ile 10 arası olan gebeliklerde 5-15 dakika sürer. Bu süre Kadın-Doğum uzmanının çalışma süresidir. Genel anestezi uygulandığında hastanın uyuması, işlemin yapılması ve hastanın kendine gelmesine 20-40 dakika eklenmelidir.

Riskler

Yasal sınırlar içinde (10. gebelik haftasına kadar uygulanan kürtaj) oluşması muhtemel riskler büyük oranda işlemi uygulayan Kadın-Doğum uzmanının tecrübesine bağlıdır.

  • Lokal anesteziyle yapılan uygulamalarda iÅŸlem esnasında en sık rastlanan sorunlar lokal anestezik maddeye aşırı duyarlılık ve vazovagal senkoptur (uterusun sabitlenmesi amacıyla takılan alet nedeniyle bayılma oluÅŸması). Bu, geçici ve selim bir durumdur. Yaklaşık %1 oranında görülür.
  • İşlemden hemen sonra en sık görülen sorun bulantı ve kusmadır. Bazen bayılma hissi oluÅŸabilir. Bu durum da yaklaşık %1 oranında gözlenir ve hayati tehlike yaratmayan geçici bir durumdur.
  • Bazen rahim aÄŸzı kanülün geçmesine izin vermeyecek ÅŸekilde sert olabilir ve iÅŸlem yarıda bırakılabilir (görülme oranı: yaklaşık 700′de 1). Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir.
  • Gebelik çok erken ise (<5.5 hafta) tahliye baÅŸarısız olabilir. Tahliye bir hafta sonrasına ertelenir. Tecrübeli bir Kadın-DoÄŸum uzmanı erken bir gebeliÄŸi tahliye etme giriÅŸiminde bulunmak yerine belli bir süre bekledikten sonra tahliye etmeyi önerir.
  • Özellikle gebelik büyükse iÅŸlem esnasında aşırı kanama olabilir. Yasal sınırlar içinde yapılan tahliyelerde oluÅŸan kanamalar hayati tehlike yaratmaz.
  • Çok ender durumlarda ve çoÄŸunlukla yasal sınırı aÅŸan (10. gebelik haftası sonrası uygulanan) tahliyelerde iÅŸlem esnasında rahim delinebilir .
  • Özellikle çok erken gebelik haftalarında uygulanan tahliyelerde iÅŸlemden birkaç saat sonra görülen nadir bir sorun da rahim içinde kan birikmesidir (görülme oranı 500′de 1). Hayati bir tehlike yaratmayan bir durumdur ve rahmin içindeki kan boÅŸaltılarak tedavisi saÄŸlanır.
  • Enfeksiyon oluÅŸacaksa bu genellikle iÅŸlemden 6-7 gün sonra ortaya çıkar ve kendini aÄŸrı, akıntı, aşırı kanama ÅŸeklinde belli eder. Kürtaj sonrası verilen antibiyotikleri düzenli olarak kullanmanız durumunda bu sorun da ender olarak gözlenir.
  • İçeride “parça kalması” durumunda genellikle ilk iki haftada adet esnasındaki kanamadan çok daha fazla kanama görülür ve bu kanama pıhtı ÅŸeklinde ve koyu renklidir. Kanamanın aÄŸrılı olması kural deÄŸildir. Bazen parça düştüğü gözlenebilir.
  • Geç dönemde görülen en önemli, ancak ender bir sorun iÅŸlem esnasında rahim iç tabakasının aşırı hasar görmesi sonucunda oluÅŸan yapışıklıklardır (Asherman sendromu). Kendini kürtajdan 4-5 hafta geçmesine raÄŸmen adet kanamasının olmaması ve ilaç tedavisiyle de kanama oluÅŸturulamaması ÅŸeklinde gösterir. Usulüne uygun yasal sınırlar içinde yapılan tahliyelerde ve özellikle de vakumla uygulanan iÅŸlemlerde ender olarak gözlenir.

Uyarılar ve tehlike işaretleri

Kürtajdan belli bir süre sonra (genellikle bir hafta sonra) kontrole çağırılacaksınız. Bu kontrol gebeliğin tümüyle sonlandırıldığından, enfeksiyon oluşmadığından, işlem esnasında spiral takılmışsa spiralin uygun konumda olduğunun belirlenmesi açısından çok önemlidir. Bu kontrol ihmal edilmemelidir. Eğer kanama, parça düşürme, aşırı ağrı, ateş gibi durumlar ortaya çıkarsa kontrol günü beklenmemeli ve hemen doktorla irtibata geçilmelidir.

224 views

13 Mart 2010
Okunma 224
bosluk

Hamilelikte hangi aşılar yapılmalı?

default

Önlenebilir hastalık ve ölümlerin azaltılmasındaki en önemli etkenlerden biri annenin yaptırdığı aşılar…

Hamilelik esnasında inaktif (ölü) virüs ya da bakteri ve toksoid kullanılarak yapılan aşılamaların anne adayı ve bebek için bir risk oluşturmadığı biliniyor. Ayrıca emzirme dönemi boyunca da aşılama yapılmasının herhangi bir sakıncası yoktur. Hamilelerde aşılama genellikle 2.trimesterden itibaren yapılır. Amerikan Hastanesi Kadın Sağlığı Ünitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Senai Aksoy hamilelik sırasında yapılması gereken aşıları anlatıyor.

İŞTE HAYATİ ÖNEM TAÅžIYAN AÅžILAR…

Hepatit B aşısı:

Taşıyıcı annelerin bebeklerine doğum esnasında hastalık bulaştırmaları mümkün. Bu nedenle hepatit B taşıyıcı annelerin bebeklerine doğar doğmaz ilk 12 saat içerisinde hepatit B aşısı ve immunglobulini uygulanmalı. Eşi hepatit B taşıyıcı olan anne adayları hamileliğe kadar aşı yaptırmamışsa hamilelikte mutlaka aşılanmalı.

İnfluenza (grip) aşısı:

Grip aşısı her yıl oluşan antijene göre hazırlanan ölü virüs aşısıdır. Hamilelikte grip aşısı yaptırmanın herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Ayrıca grip aşısı emzirme döneminde de güvenle yapılabilir. Hamileliğinin 2. ve 3. trimesterini grip mevsiminde geçirecek olan tüm anne adaylarına grip aşısı yaptırmaları önerilir.

Tetanoz aşısı:

Daha önce aşı yaptırmamış anne adaylarının hamileliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde birer ay ara ile iki doz tetanoz aşısı yapılır. İlk aşıdan altı ay sonra üçüncü doz verilir. Daha önce tetanoz aşıları serisini tamamlamış hamilelere aşısının üzerinden 10 yıldan fazla süre geçmiş ise tek doz aşı yapılır. Yenidoğan döneminde bebekte gelişebilecek tetanoz %60 ölümcül olacağından, hastalığın önlenmesi için tetanoz aşısı çok önemlidir.

PEKİ AŞI NEDEN GEREKLİ

Hamilelik sırasında fetüste konjenital malformasyon

Büyüme geriliği, ölü doğum ve nörolojik arazlara sebep olan enfeksiyonlardan korumak

Erken doÄŸum eylemini azaltmak

Hamilelikte daha şiddetli seyreden hastalıklardan anneyi korumak (influenza, hepatit B vb),

Yenidoğan enfeksiyonlarını azaltmak.

25 views

13 Mart 2010
Okunma 25
bosluk

Emziren anne daha çabuk kilo veriyor

default

Emzirme kilo vermenin en hızlı ve sağlıklı yollarından biri. Ayrıca emzirme, doğumdan sonra annenin hızlı iyileşmesini sağlıyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Pediatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi Örs, emziren annelerin, hamilelik döneminde aldıkları kiloları daha hızlı verebildiğini söyledi.

Prof. Dr. Örs, anne sütünün koruyucu bağışıklık maddeleri, enzimler ve hormonlar ile bebekler için eÅŸsiz bir besin kaynağı olduÄŸunu ifade etti. DoÄŸduktan sonra alacağı birkaç damla sütün bebeÄŸin ilk aşısı olduÄŸunu vurgulayan Örs, ”Bebek dünyaya gözlerini açarken anne sütü sayesinde hastalıklara karşı önemli bir savunma gücü kazanıyor. Anne sütü ishalli hastalıklar, solunum yolu enfeksiyonları, orta kulak iltihabı, ÅŸeker ve astım gibi hastalıklara karşı koruyor. Anne sütüyle beslenen çocuk, daha az hastalanıyor” dedi.

EMZİRME ANNEYİ VE BEBEĞİNİ KORUYOR
Emzirmenin sadece bebek için değil, anne için de pek çok avantajlarının bulunduğunu anlatan Örs, şunları kaydetti:

”Anneler, hamilelik döneminde aldıkları kiloları verebilmek için yoÄŸun çaba sarf ediyor. BebeÄŸini emziren anneler, hamilelik döneminde aldıkları kiloları daha hızlı bir ÅŸekilde verebiliyor. Bu yöntem kilo vermenin en hızlı ve saÄŸlıklı yollarından birisidir. Ayrıca emzirme, doÄŸumdan sonra annenin daha çabuk iyileÅŸmesini saÄŸlıyor. . Emziren annelerde meme kanseri, yumurtalık kanseri daha az görülüyor; daha az idrar yolu enfeksiyonu geçiriyorlar, tip 2 ÅŸeker hastalığı riski de azalıyor. Emziren annelerin psikolojik durumu daha iyi oluyor, doÄŸum sonrası depresyon gibi problemler daha az görülüyor.”

AFRİKALI BEBEÄžE AVRUPALI SÜT ANNE…
Nedeni çok iyi bilinmemesine rağmen emziren anne ile bebeğinin daha mutlu olduğunu belirten Örs, bebekle anne arasındaki sevgi bağının güçlendiğini, emziren annenin bebeğini sahiplenme duygusunun çok daha güçlü olduğunu söyledi.

Bebeğini emzirmeyen annenin mama hazırlamak için çok daha fazla zaman harcayacak geceleri uykusunun daha fazla bölündüğünü vurgulayan Örs, sözlerine şöyle devam etti:

”Emzirme anne için çok daha pratik, her zaman hazır ve bedava. Çalışan anneler gece emzirmelerine daha fazla ağırlık vererek emzirme döneminin daha uzun sürmesini saÄŸlayabilir, çalıştıkları için gündüz emziremezlerse saÄŸma yöntemi elde ettikleri sütle bebeklerini besleyebilirler. Her bebek için en iyi anne sütü kendi annesinin sütüdür. Afrika’da doÄŸan bir bebeÄŸe geliÅŸmiÅŸ ülkelerde yaÅŸayan bir annenin sütü daha yararlı deÄŸil, çünkü anne sütü bebek için annenin o zamana kadar kazanmış olduÄŸu bağışıklık maddelerini içeriyor. Dolayısıyla bebek için en koruyucu süt kendi annesinin sütüdür.”

Örs, emziren annenin özel bir beslenme programına girmesine gerek olmadığını, anne sütü alan bebeğin özellikle ilk altı ayda suya bile ihtiyaç duymayacağını sözlerine ekledi.

25 views

8 Mart 2010
Okunma 25
bosluk
Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabi
reklam
reklam

Tavsiye Bağlantılar