Kürtaj nedir? Kürtaj işlemi öncesi neler yapılmaktadır? Kürtaj nasıl yapılır? Kürtajın riskleri nelerdir? Kürtaj sonrası nelere dikkat etmek gerekir?
Kürtaj nedir?
Rahim içerisine yerleşmiş olan gebeliğin kendi isteğiniz veya tıbbı zorunluluk nedeniyle, özel yöntemlerle sonlandırılmasıdır. Kürtaj; gebelik sonlandırma dışında biyopsi ve tedavi amaçlı da uygulanabilir.
Kürtaj Hangi Amaçlarla Yapılır?
1. Gebelik Sonlandırılması (Tıbbı Zorunluluk, İstenmeyen Gebelik)
2. Fraksiyonel Kürtaj
Çok şiddetli ve uzun süren kanamalarda ve özellikle 40 yaş üzeri kadınlarda, patolojik sebebi tespit etmek ve kanamayı durduracak tedaviyi seçmek adına kürtaj işlemi uygulanır.
3. Endometriyal Dating
Kısırlık teşhisinden yumurtlama olup olmadığını öğrenmek için adetin 21.günü rahim içerisinden küçük bir parça alınarak progesteron hormonunun rahim içine etkisi araştırılır.
4. Rest Kürtaj
Kendiliğinden olan düşüğün veya kürtajdan sonra kalan parçaların temizlenmesi için uygulanan işlemdir.
Kürtaj Müdahalesi Öncesi Değerlendirme Nasıl Yapılır?
Hastalıklar ve Doğum Uzmanına başvurularak hamileliğin süreci belirlenir.
Gebelik ultrasonografi ile kesinleştirilir.
Kürtaj Müdahalesine engel ve tehlike oluşturabilecek herhangi bir sağlık sorunu olmadığının tespiti yapılır.
Kürtaj İşlemi Öncesi Neler Yapılmaktadır?
Kürtaj genel anestezi veya lokal anestezi ile uygulanır. Daha önce doğum yapmamış veya sezeryanla doğum yapmış hastalarda genel anestezi tercih edilir.
Lokal anestezi ile rahim ağzının her iki tarafına anestezik ilaç enjekte edilir. Vakum esnasında ağrı ve rahatsızlık hissi duyulabilir.
Kürtajın psikolojik etkisi düşünüldüğünde genel anestezi tercih edilmelidir. Anestezi işlemi Anestezi uzmanı tarafından uygulanmalıdır.
Kürtaj işlemi öncesi 6 saatlik açlık ve susuzluk istenmektedir.
Kürtaj Nasıl Yapılır?
Günümüzde vakum aspirasyon yöntemi ile kürtaj yapılmaktadır. Bu yöntemde kullanılan aspirasyon vakum sistemi karmen kanülü olarak isimlendirilir. Kullanılan plastik uçlar tek kullanımlıkdır tekrar kullanılamaz.
Rahim ağzının görünebilmesi için vajinal spekulum yerleştirilir. Vajina ve rahim ağzı özel bir solüsyonla silinir. Rahim tek dişli adı verilen bir aletle çekilerek düz hale getirilir.
Buji adı verilen aletle, gebelik haftasının büyüklüğüne göre rahim ağzı genişletilir. Daha önce doğum yapmış ve gebelik haftası küçük hamilelerde bu dilatasyon bazen gerekli olmamaktadır.
Dilatasyon (Rahim Ağzı Genişletilmesi) ardından steril olan ve özel boyutlarda olan plastik kanüller ile rahim ağzından girilerek rahim boşluğuna ulaştırılır. Kanülün ucu özel olarak üretilmiş vakum yaratan özek enjektöre monte edilir. Enjektör basınç yaratarak rahim içindeki maddeyi emerek temizler. Bu yöntem ile eski keskin metal küretler ile yapılan müdahelerin olumsuz sonuçlar en aza indirilmiştir.
Rahim içi temizlendikten sonra tek dişli çıkartılır. Çıktığı yerdeki kanama gazlı bez ile tamponlanarak kanama durdurulur. Vajina steril solüsyonla temizlenerek spekulum çıkartılır.
Hasta kaldırılmadan, rahim içerisinde parça kalıp kalmadığının anlaşılması için ultrasonografi ile kontrol edilir.
Anestezi sonrası ağrılarının en aza indirilmesi için ağrı kesici iğne vurulur.
Antibiyotik, ağrı kesici ve gerekli görülürse kanama azaltıcı ilaçlar verilerek taburcu olunur.
Kürtajdan 1 hafta sonrasında ultrasonografi ile rahim kontrol edilir.
Kürtaj sonrası genelde 2-3 gün adet kanamasına benzeyen kanamalar görülebilir. Kanama olmaması da normaldir. Adet sancına benzeyen ağrılar meydana gelebilir.
Kürtaj sonrası adet kanaması işlemden sonra 4-6 hafta içerisinde olmaktadır. Kürtaj sonrası adet gecikmeleri yaşanabilir.
Kürtaj sonrası 40 günden uzun süren adet kanaması yokluğunda doktora başvurulmalıdır.
Kürtaj sonrası enfeksiyonunu engellemek için 2-3 hafta süresince havuz, deniz ve küvette banyo yasaktır. Ayakta ılık duş alınmalıdır.
Kürtaj sonrası cinsellik 2-3 hafta boyunca önerilmez.
Kürtajın Riskleri Nelerdir?
Rahim Delinmesi (Perforasyon): Gebe Rahmi yumuşak olduğu için dikkatsiz uygulamalar sonucu delinebilir. Bu risk gebelik yaşı büyüdükçe artış gösterir. Delinme alanı büyük ve kanamalı ise derhal ameliyata alınır.
Enfeksiyon: Steril olmayan ortamlarda yapılan ameliyatlar veya kişinin ihmalleri sonucunda enfeksiyon gelişebilir. Bu durum fallop tüplerinde hasara ve rahim içi yapışıklığa yol açmaktadır.
Gebeliğin Devam Etmesi: Gebelik kesesinin rahim içerisinde görüntülenemeden (5 haftalıktan erken gebeliklerde) kürtaj işlemi yapıldığında gebelik devam edebilir.
Parça Kalması (Rest Plasenta): Kürtajdan sonra yaşanan yoğun kanamaların nedenidir. Tedavi olarak kürtaj işlemi tekrarlanır.
Rahim İçi Kan Birikmesi (Hematometra): Çok nadir görülür ve ağrılıdır. Rahim toplanmaz ve rahim ağzı kapanır bu durum kan birikmesine yol açar.
Başarısız Kürtaj: Önceden yapılan rahim müdahaleleri (rahim ağzı yaraları, konisazyon, sezaryen ameliyatlar, doğumsal rahim şekil bozuklukları, çift rahim anomalileri gibi nedenlerden dolayı rahim ağzı açılamaz ve işlem gerçekleştirilemez.
Yapışıklık Sendromu (Asherman): Kürtaj sonrası kısırlığa yol açan nedenlerden biridir. Rahim içi duvarlarda gelişen yapışıklık sonucu adet görememe halidir. Kürtaj sonrası enfeksiyonu nedeniyle oluşur. Tedavi olarak spiral takılır ve hormon ilaçları kullanılır.
Zaman Kaybetmeden Doktorunuzu Arayınız!
İşlem sonrası fenalık, baygınlık, kendinden geçme hissi yaşarsanız.
Kanamanız çok fazla ise ve gittikçe şiddetleniyorsa
Kürtaj uygulamasının üzerinden 12 20 gün geçmesine rağmen adet sancıları ve kanamalarına benzeyen kanamaların devam etmesi
Sancılı ve kramp tarzı şiddetli ağrılarınız varsa
Yüksek ateş ve kötü kokulu akıntılarınız varsa
Gebelik belirtilerinin hala devam ettiğini düşünüyorsanız
765 views
Kadın üreme organlarını, dış ve iç üreme organları olarak iki bölümde incelemek gerekir.
Dış üreme organları ; büyük ve küçük dudaklar, klitoris, zar ve vajina (hazne) girişinden oluşur. Vajina girişinin hemen üzerinde bir üreme organı olmayan idrar deliği de yer alır.
İç üreme organları ; vajina, rahim (uterus), yumurtalıklar (overler) ve tüplerdir (rahim kanalları).
Klitoris (bızır) : Kadın cinsel organının üst bölümünde küçük dudakların bittiği yerde bulunur. Cinsel ilişki sırasında sertleşir ve duyarlılığı sağlar.
Zar (hymen): Vajina girişinden hemen sonra bağ dokusu ve damarlardan oluşan ince bir zardır. Zarın ortası, adet kanamasının dışarı atılmasını sağlayacak biçimde açıktır. Ender olarak tümüyle kapalı olabilir. İlk cinsel ilişki sırasında zarda zedelenme ve açılma olur ve her zaman olmasa da bir miktar kanama görülür. Ancak bazı zarlar ileri derecede esnek olur ve cinsel ilişkiye karşın kanamayabilir. Zar; bisiklete, ata binme, düşme ve benzeri durumlarda zedelenmez.
Tüpler (rahim kanalları): Rahmin iki yanından çıkarak yumurtalıklara doğru uzanan 8 – 10 cm uzunluğunda boru şeklinde kanallardır. Görevi yumurtalıktan atılan yumurta hücresini yakalayıp, kendi içinde yumurtanın sperm tarafından döllenmesini sağlamak ve döllenmiş yumurtayı rahim içine taşımaktır.
Overler (yumurtalıklar): rahmin her iki yanında yaklaşık 3.5x2x1 cm büyüklüğünde, üzeri girintili çıkıntılı iki organdır. İkisinin içinde döllenmemiş, gelişmeye hazır ortalama 400.000 – 500.000 yumurta vardır. Ergenlik (buluğ) çağının başlaması ile birlikte, her ay bunlardan bin kadarı döllenmek için yola çıkar, ancak çoğu kez bir tanesi olgunlaşır ve yumurtalık dışına çıkarılır. Atılan bu yumurta tüp tarafından yakalanır. Daha ender olarak birden çok yumurtanın üretilmesi ve döllenmesiyle birbirinden farklı bebekler oluşturmak üzere çoğul gebelikler de oluşabilir. Buna en iyi örnek çift yumurta ikizleridir.
Yumurtalıkta her adet döneminde bir yumurta olgunlaşır. Yumurta olgunlaşması adet kanamasının ilk günü başlar ve ortalama 14 gün sürer. Olgunlaşan yumurta dışarı adet kanamasının 12-16 günleri arasında atılır. Tüpler ise yumurta atılacağı zaman yumurtalıkların üzerine bir el gibi yapışıp vantuz gibi yumurtayı içine alır. Eğer yumurta tüp içindeyken cinsel ilişki olmuşsa, kadına geçen ve rahimden yukarıya doğru ilerleyen erkek tohum hücresi (sperm) erkekten getirdiği genetik özellikleri yumurtaya aktarır. Bu olaya ”döllenme” denir. Döllenmiş yumurta bölüne bölüne çoğalırken, rahim kanalından rahime doğru iner ve rahim içine ulaşınca adetin ilk gününden itibaren kalınlaşan ve yumurtlamadan sonra bebeğin yerleşmesi için özel bir şekil alan rahmin iç yüzeyini döşeyen dokuya (endometrium) yerleşir. Rahim iç yüzeyini döşeyen dokudaki değişimler yumurta gelişirken ve atıldıktan sonra yumurtalıklardan salgılanan hormonların etkisi ile oluşur. Böylece yeni bir bebeğin oluşum öyküsü başlar. Döllenmiş yumurta yerleştiği anda çeperlerinde binlerce hücre bulunan su dolu küçük bir lastik top görünümündedir. Daha sonra bu yapı içindeki hücrelerden bir kısmı bebek oluşumunu sürdürürken, bir kısım hücreler de anne ile bebek arasındaki ilişkiyi sağlayan bir yapıya, halk arasında “çocuk eşi” denilen “plasenta” ya dönüşür. Eğer gebelik oluşursa çocuk eşi çıkardığı hormonlarla hem yumurtalığın işlevini üstlenir hem de rahim içini bebek için uygun ortamda tutar. Gebelik oluşmazsa çocuk eşi oluşmayacağından yumurtalığın görevini sürdürecek hormonlar da oluşmaz. Böylece rahim iç yüzeyi dokusunun beslenmesi bozulur ve adet kanaması ile atılır.
İlk adet görme yaşı bir kızdan diğerine değişir. 9 ile 16 arasında herhangibir yaşta olabilir. Adet döngüsü, bir kanamanın başlamasından, diğer kanamanın başlangıcına kadar geçen süredir. Kişiye göre değişiklik gösterebilirse de iki adet dönemi arasındaki süre ortalama 28 gündür. 21 ile 35 gün arasındaki süreler normal kabul edilir. Bu döneme yeni giren genç kızlarda ilk 1 – 2 yılda adet düzensizlikleri olabilir. Daha sonra adetlerinin belli bir düzende olması gerekir. Kanama miktarı da kişiye göre değişiklik gösterir.
Adet dönemleri birbirini izleyerek menopoza dek sürer. Menopoz, adet kanamalarının artık olmamaya başladığı döneme verilen isimdir. Ortalama olarak 45 – 50 yaşları arasında adet görme sona erer.
33 views
| Ergenlik kızların yaşamı açısından vücutlarının küçük bir kız çocuğundan kadın olmaya doğru değiştiği zamandır. Bunun yanında ergenlik dönemi sonunda vücudunuz bebek yapabilecek özelliklere sahip olur. Ergenliğe giriş için kesin bir zaman yoksa da genel olarak kızlar 9-13 yaş arasında ve erkeklerden daha erken ergenliğe girerler. Bu nedenle yaşamın bu döneminde kızlar -erkekler kendilerini yakalayıncaya kadar- birkaç yıl erkeklerden daha uzun ve daha olgundurlar. |
Göğüsler
Kızların çoğunda ergenlik göğüslerin büyümesi ile başlar. Göğüslerinizin büyüdüğünü meme uçlarının birisinin veya her ikisinin üzerinde küçük ve hassas bir kabarıklık meydana gelmesi ile fark edersiniz. Bu kabarıklık birkaç yıl içinde giderek büyüyecektir. Başlangıçta bir göğüs diğerinden daha büyük olabilir ve bu durum bazen göğüsler son şeklini alıncaya kadar sürebilir. Göğüsler gelişmeye başlayınca sütyen takma ihtiyacı duyarsınız. Bazı kızlar sütyeni ilk kez giydiklerinde heyecanlanırlar, çünkü bu kadın olmaya doğru ilk adımdır! Bununla birlikte bazı kızlar (özellikle arkadaşları arasında ilk kendileri sütyen taktığında) utanabilir. Sizin ilk sütyen giymeniz toplum içinde büyümüş muamelesi görmenize neden olacak ve onlar açısından bu durum utanma konusu değil sizin büyümenizden dolayı gurur konusu olacaktır.
Saçlar
Ergenlikle birlikte genital bölgede (bacaklarınızın arasında) yumuşak kıllar görünmeye başlayacaktır. Bu kıllar daha sonra sık ve kıvrımlı hale gelecektir. Genital bölgedeki kıllanma ile birlikte kol altlarında ve bacakların üzerinde de kıllar görünecektir. Bir çok kadın bu kılları temizlemektedir. Bu işlemin tıbbi bir nedeni yoktur-tamamen kişisel seçim konusudur. Traş etmeye karar verirseniz bol miktarda sabun, su ile kadınlar için yapılmış temiz bir jilet kullanmalısın. En iyisi kendinize ait bir jilet veya elektrikli traş makinasının olmasıdır. Bu araçları asla arkadaşlarınız veya ailenizden birisiyle paylaşmayınız.
Vücut şekli
Zamanla kalçalarınız genişleyecek, beliniz ise daralacaktır. Vücudunuz karın, kalça ve bacaklarınızda yağ depolamaya başlayacaktır. Bu gelişme normaldir, çünkü böylece kadın vücuduna özgü çizgiler meydana gelmektedir.
Vücut ölçüleri
Kollarınız, bacaklarınız, elleriniz ve ayaklarınız vücudunuzun geri kalan kısımlarına göre daha hızlı büyüyecektir. Vücudunuzun geri kalan kısımları kol ve bacaklarınızdaki büyümeyi yakalayıncaya kadar kendinizi biraz biçimsiz (hantal) hissedebilirsiniz.
Deri
Deri ergenlikle birlikte daha yağlı hale gelir ve daha çok terlediğinizi fark edersiniz, çünkü ter bezleri de büyümeye başlamıştır. Derinizi her gün temizlemeniz gereklidir. Bunun yanında koku ve ter ıslaklığını önlemek için deodarant veya ter etkisini azaltan spreyler kullanabilirsiniz. Derinizi temiz tutma çabalarına rağmen yine de yüzünüzde sivilceler olacaktır. Bu sivilceler akne olarak isimlendirilir ve ergenlik dönemindeki hormonların yükselmesine bağlı olduğundan normal kabul edilir. Bütün ergenlerde şu veya bu zamanda akne olacaktır. Akneleriniz çok şiddetli ise bir doktora danışmanızda yarar olabilir.
Menstürasyon
Kızların çoğunda 9-16 yaş arasında menstürasyon (adet kanması) periyodu başlar. Ergenlik döneminde yumurtalıklarda(overler) dişi döllenme hücreleri (ovum) olgunlaşır bu hücreler cinsel birleşme ile kadın iç genital organlarına ulaşan erkek döllenme hücresi (sperm) ile karşılaşırsa hamile kalınır ve bebek meydana gelir. Bu sırada bebeğe hazırlık olarak rahim (uterus) iç yüzeyinde kan hücrelerini de içeren kalın bir tabaka oluşur. Eğer ovum sperm ile karşılaşmazsa uterustaki hazırlık gereksiz hale gelir ve bu doku adet kanaması olarak vaginadan dökülür. Menstürasyon Periyodu her ay benzer kanamanın olması ile karakterizedir. Bir kız çoçuğunda menstürasyonun başlaması artık hamile de kalabileceği anlamına gelir.
Menstürasyon periyodu sırasında çamaşırlarınızın kirlenmemesi için temizlik pedi veya tampon kullanmanız gereklidir. Bazıları ped, bazıları ise tampon tercih ederler. Tampon ilk kez kullanılırken gevşemeli ve tampon yavaşca vaginaya itilmelidir. Günümüzde kızların çoğu mini pedleri tercih etmektedir. Menstürasyon periyodu genellikle 3-7 gün sürmekte ve daha sonra 1-2 gün renksiz bir kanama devam edebilmektedir. Bu normaldir. Periyod dışında kanama başlarsa çocuk hekimine başvurmanız gereklidir.
Normal menstürasyon periyodu sırasında yüzmek, ata binmek, veya jimnastik yapmak gibi normal aktivitelerinizden vazgeçmenize gerek yoktur. Tam tersine örneğin egzersiz krampların ve menstürasyona bağlı diğer rahatsızlıklarınızın azalmasına yardım edebilir.
Menstürasyonun başlangıç döneminde bir çok genç kız daha sonraki kanamalarının tam zamanında olacağını düşünürler, fakat nadiren böyle olur. İlk yıl (belki daha uzun süre) içinde menstürasyon siklusu takvime uymaz, bazen 3 hafta gibi kısa süre içinde bazen ise 6 hafta gibi uzun bir sürede kanama olabilir. Bir süre sonra siklus düzene girecektir ve kızların çoğunda her 3-5 haftada bir menstüral kanama olacaktır. Siklus düzenli hale geldikten sonra da hastalık, stres altında kalmak, ağır egzersiz, yetersiz beslenme veya bir şeylere çok sinirlenmek gibi durumlarda menstürasyon aksayabilir. Doğal olarak bütün bu nedenlerin yanında menstürasyon gecikmelerinde hamile kalınmış olabileceği akla gelmelidir.
Bazı çocukların menstürasyon kanamaları diğerlerinden daha ağır olabilir. Fakat üzülmeyin, sağlığınızı etkileyecek kadar kanama olmaz. Vücudunuzda 5 litre kan vardır ve menstürasyon sırasında ancak 50-100 ml kan kaybedersiniz. Bununla birlikte gerçekten ağır bir kanamanız olabilir ( günde 6-8 ped değiştirmeniz gerekebilir), bu durumda çocuk hekiminizle görüşmenizde yarar vardır.
Menstürasyon periyodu sırasında, öncesinde veya sonrasında aşağıdaki yakınmalar görülebilir:
Kramplar
Karında gaz birikmesi
Göğüslerinizde hassasiyet veya şişkinlik
Baş ağrısı
Kendini kötü hissetme ve huzursuzluk gibi ani duygusal değişiklikler
DepresyonYukarıdaki bulgular şiddetli olduğunda çocuk hekiminizle görüşmeniz gereklidir. Çok kez kramplar ve diğer yakınmalarınız hafif olur ve onları kontrol etmek kolaydır. Çocuk hekiminiz kendinizi daha iyi hissetmeniz için size bazı ilaçlar ve egzersiz tavsiye edecektir. Aşağıdaki bulgulardan birisi olduğunda ise mutlaka çocuk hekiminize başvurmanız gereklidir.
Menstürasyon periyodunuzda hastalık gibi bilinen bir neden olmaksızın ani değişiklik olması
7-10 günden fazla süren çok ağır kanama olması
Periyodlar arasında kanama olması
Menstürasyon başlangıcından sonraki dönemde iki günden fazla süren şiddetli karın ağrısı olması
Hamile kaldığınız düşüncesi
Menstürasyon siklusunuzla ilgili herhangi bir şeyin yanlış gittiğini düşünüyorsanızÇocuk hekiminiz ilk değerlendirmeyi yapacak ve gerekiyorsa infeksiyon veya başka sorunlar için bir kadın-doğum uzmanına girmenizi önerecektir.
Kaynak: tr.net
25 views