Suda Doğum Ücretleri

default

Ülkemizde gerçekleşen suda doğum ücretleri hastanesine göre değişiklik göstermektedir. Birçok hastanede uygulanan bu yöntem, kadınlar tarafından son zamanlarda oldukça yüksek oranda tercih edilen bir yöntem haline gelmiştir. Suda doğumun tercih sebebi olmasının en büyük etkenleri arasında birçok kadının doğuma karşı önyargılı olması ve korkması olmaktadır.

Son zamanlarda birçok alana yayılan suda doğum, ücretleri konusunda birtakım bilgiler vermek gerekirse ilk olarak bu durumun hastaneye göre farklılıklar göstermesidir. Genelde 500 TL ve 1000 TL arasında değişen fiyatlar hastane yönetiminin verdiği karara göre işleme alınmaktadır. Bunun yanında doğum anında kullanılan araç, gereçler ve alınan teknik önlemler de fiyatın artmasına ya da azalmasına neden olabilmektedir. Diğer yandan doğum sonrası bebeğin sağlığı açısından hastane ortamında kalınması gereken durumlarda ise yine fiyat konusunda değişiklikler görülmektedir.

Hekimler suda doğumun birçok yararı olduğunu belirtmektedir. Suda doğum ücretleri konusunda da birtakım bilgiler veren uzman hekimler, suda doğumun sezeryana yöntemine göre daha ucuz olduğunu öne sürmektedir. Bu nedenle korkan anne adaylarının, korkularından suda doğum ile vazgeçebileceklerini ve sezeryana gerektiğinden fazla ücret ödememelerine gerek olmadığını savunmaktadır. Bu nedenle önceleri sezeryan için verilen ücretler suda doğum sayesinde yavaş yavaş belirginliğini yitirmekte ve yerini hızla suda doğum yöntemine bırakmaktadır. Bu durum özellikle suda doğum gerçekleştiren kadınların yaptığı açıklamalar ile diğer kadınları da rahatlatmakta ve diğer kadınlarda gönül rahatlığı ile suda doğum gerçekleştirebilmektedir.

184 views

22 Nisan 2011
Okunma 184
bosluk

Sezaryen mi normal doğum mu?

default

130740 150x150 Sezaryen mi normal doğum mu?

Bir anne adayının en zor kararıdır. Peki hangi durumda hangi doğum türü tercih edilmeli? İşte yanıtı ve ikisi arasındaki farklar…
 
Ülkemizde neredeyse her iki doğumdan biri, sezaryenle gerçekleşiyor. Anne adaylarının sezaryeni tercih etmesinin nedenlerinin başında ise, çevreden duydukları doğum öyküleri geliyor. Normal doğum ile ilgili anlatılan doğum anıları doğum korkusuna, doğum korkusu da sezaryene olan talebi artırıyor. 

 

Gelişmiş ülkelerde yüzde 15-25 düzeyinde olan sezaryen ile doğum oranı Türkiye’de yüzde 50’ye çıkıyor. Anne adaylarının sezaryen ile doğumu tercih etmelerinde tıbbi gereklerden daha çok, korkular rol oynuyor. Doğumun 8-15 saate yayılan bir eylem olması ve ağrı korkusu, kadınları sezaryene itiyor. Ancak kadın doğum uzmanları bu durumun normal doğum lehine değişmesi gerektiğini belirtiyorlar. Acıbadem Kadıköy Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Tolga Ergin, “Normal doğumun sevdirilmesi, yaygınlaştırılması ve komplikasyonlarının engellenmesi, doğumu olması gerektiği gibi icra eden doğum uzmanlarının sayesinde olacaktır” diyerek, hamile ile doktoru arasında kurulacak güvene dayalı ilişkinin, korkuların üstesinden gelmede yardımcı olacağını söylüyor. Doğum şeklinin hamileliğin son aylarına bırakılmadan 20-24. haftalardan itibaren konuşulması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Ergin, doğuma hazırlık kurslarının da büyük önem taşıdığını anlatıyor ve ekliyor: “Burada en büyük sorun anne adayının korkusu. Daha önce doğum yapmış annelerin anlattığı doğum anıları, anne adayının korkmasına ve sezaryene meyil etmesine neden oluyor. Doğum eylemi uzun bir süreç ve doğum ağrısı, hakikaten şiddetli bir ağrıdır. Ancak bu ağrı nedeniyle sezaryeni tercih etmek doğru değil. Çünkü ağrısız normal doğum yapmak mümkün. Epidural anestezi sayesinde anne adayları ağrısız doğum yapabilirler. Epidural anestezi, doğum eyleminde veya sezaryen operasyonunda ağrı hissini ortadan kaldırmak için kullanılan özel bir bölgesel anestezi şekli. Genel anesteziden farkı, anne adayının işlem esnasında uyanık olması ve etrafında olup bitenleri tümüyle algılaması”.

Normal doğumun; ağrıların başladığı, rahmin gereken açıklığa ulaştığı, bebeğin ve plasentanın doğduğu üç evreye ayrıldığını anlatan Doç. Dr. Ergin, ağrı kesmede altın standardın epidural anestezi olduğunu vurguluyor. Epidural anestezi, omuriliğe belirli bir mesafede takılan katetere verilen ağrı kesici ile gerçekleştiriliyor. Ağrısız doğum için diğer bir seçenek ise suda doğum. Her Kadın-Doğum uzmanının eğitimini, normal doğum üzerine aldığını, dolayısıyla bu yöntemi desteklediğini vurgulayan Doç. Dr. Ergin, “Doğum yöntemine anne adayı ile birlikte karar verirsiniz, ancak onu zorlayamazsınız” diyor.

SEZARYEN ÇEŞİTLİ RİSKLER TAŞIYOR

Doğum süreci başladığında anne ve bebek de yakından takip ediliyor. Standart olarak annenin karnına takılan alıcılarla bebeğin kalp ritminin izlendiğini anlatıyor ve şöyle devam ediyor: “Bebek doğrudan da takip edebiliyor. Annenin rahim ağzı açıklığı belirli bir safhayı geçtikten sonra, bebeğin başına takılan elektrotlarla oksijen alımını ve kan akımını görebiliyor. Problem olduğunda, anında sezaryen yapabiliyor. Eğer hamilelik sırasında sezaryene karar verildiyse, bebeğin 39. haftadan önce alınmaması gerekiyor, aksi takdirde bebeklerde akciğer sorunu görülebiliyor. Sezaryeni “Pubik kemik denilen kemiğin 2-3 cm. üzerinden yatay olarak yapılan bir kesi” olarak tanımlayan Doç. Dr. Ergin, karın katlarının ardından uterusun kesildiğini ve bebeğin doğumunun bu yolla gerçekleştirildiğini söylüyor. Gelişen ameliyat teknikleri ve anestezi, iyileştirme süreçlerini etkilese de, sezaryende enfeksiyon, kanama ve pıhtılaşma sorunu görülme riski daha yüksek oluyor.

NORMAL DOĞUMUN AVANTAJLI

“Adı üstünde normal doğum” sözleriyle normal doğumun avantajlarından bahseden Doç. Dr. Tolga Ergin, “Sonuçta bu zamana kadar tüm memelilerin yaptığı doğum yöntemi. Anne çok çabuk iyileşiyor,  hemen ertesi gün bebeğin bakımı ile yakından ilgilenebiliyor. Hemen bebeğini emzirebiliyor. Bütün doğum sürecini yaşayan anne, duygusal açıdan yüksek bir seviyeye çıkıyor, özgüveni artıyor ve bu durum ona, psikolojik olarak avantaj sağlıyor.” diyor.

SEZARYEN GEREKTİREN DURUMLAR

Doğrudan sezaryen uygulanması gereken durumlar:

• Plasentanın önde olması ya da bebekten erken ayrılması.

• Bebeğin ters gelmesi.

• Annenin ıkınmasını engelleyecek kalp sorunları yaşaması.

• Bebek kordonunun önden gelmesi.

• Çok küçük ya da çok iri bebek.

• Uterusa miyomların alınması vs. gibi daha önceden cerrahi bir müdahale yapılmış olması.

• Aktif herpes (uçuk) bulunması.

Normal doğum başlamışken sezaryen yapılması gerektiren durumlar:

• Bebeğin oksijen alımının ve kalp ritminin bozulması.

• Baş, pelvis uyumsuzluğu denilen bebeğin başı ile annenin kemik yapısının uyuşmaması durumu.

• Rahim ağzının yeterli açıklığa ulaşmaması.

• Mekonyum, yani bebeğin ilk kakasını anne karnında yapması.

42 views

1 Mayıs 2010
Okunma 42
bosluk

Ağrısız Doğum

default

Epidural Anestezi (Ağrısız Doğum)

Asagidaki yazimizda epidural anestezi yada diger adiyla ağrısız doğum ile ilgili merak ettiginiz butun sorularinizi, cevaplari ile birlikte aciklamali bir sekilde bulabilirsiniz.

Epidural anestezi nedir?

Epidural anestezii, bölgesel anestezinin bir çeşididir. Bunun için ağrı tedavisinde uzmanlaşmış bir anestezist, bel hizasında omuriliği çevreleyen zarın dışındaki bölgeye lokal anestezi ilacını verir. Bu ilaç uygulaması ile vücudun alt yarısından ağrı sinyalini beyine götüren sinirlerde iletim durur ve ağrının kaynaklandığı bölgede ağrı duyulmaz.

Doğum ağrısı ağrılı uyaranların başlangıç yerinden beyne kadar olan seyri esnasında bir alanda uyaranın durdurulmasıyla ortadan kaldırılır. Biz bu ağrıyı hastanın bel bölgesinde uygun bölgeyi önce lokal anesteziyle uyuşturup sonra ince bir iğne ile omurilik çevresindeki bir boşluğa anestezik ilaçlarımızı vererek durduruyoruz. İşlem 5 dakika kadar sürüyor. Steril şartlarda uygulama yapılır. Anneye rahat ve ağrısız bir doğum yaptırma arzumuz hiçbir zaman bebek ve anne güvenliğini tehlikeye attırmaz. Anne ve bebek bu yöntem öncesinde değerlendirilir.

Epidural anestezi uygulamasının avantajları nelerdir?

Epidural anestezi bilinç kaybı olmaksızın tam ağrı kontrolü sağlar. Bu şekilde doğumunuz süresince canlı ve uyanık kalırsınız.

Epidural anestezi uygulanan hastalar, ağrı duymaksızın kaslarını hareket ettirebilirler. Bu şekilde ıkınarak, doğum olayına aktif olarak katılırsınız.

Enjeksiyon veya solunum yolu ile verilen ilaçlar bebeğinizin kanına da geçerek onu etkileyebilirken, bu yolla bebeğin etkilenmesi olasılığı çok azdır.

Doğum sırasında forseps uygulanması veya dikiş atılması gerektiğinde bunların ağrısını duymazsınız.

Bu yöntem ile, daha fazla ilaç verilerek sezaryan ameliyatı da yapılabilir.

Genel anestezi alan hastalara göre istenmeyen etkilere daha az rastlanır. Bu yöntemin uygulandığı hastalar daha erken dönemde hastaneden ayrılabilirler.

Epidural anestezinin kullanım alanları

Epidural anestezi en sık ağrısız doğum olmak üzere, searyan, ayak ve bacak ameliyatları, kalça protezi, fıtık onarımı, diz ameliyatları ve ameliyat sonrası ağrı kontrolünde kullanılır.

Epidural anestezi neden sıklıkla doğum için kullanılır?

Bir çok hamile ve doğum doktoru için epidural anestezi, anne ve bebeğe sağladığı rahatlık ve güven nedeni ile tercih edilen anestezi tipidir. Doğum eyleminin son dönemlerinde hastanın doğuma aktif şekilde katılmasına olanak verir. Epidural anestezi sezeryan doğum ameliyatında da kullanılabilir ve annenin doğum sırasında uyanık olma avantajını sağlar. Böylece anne bebeğini doğar doğmaz görebilir, kucağına alabilir.

Epidural anestezi bebeği etkiler mi?

Bölgesel anestezi için kullanılan ilacın kan ile direkt ilişkisi olmadığı için bebeğe olan etkileri de minimaldir. Bu uygulama bebeği etkilemeksizin annede mükemmel ağrı kontrolü sağlar.

Epidural anestezi nasıl uygulanır?

İşlem otururken yapılabilirse de genellikle yan yatarken yapılır. Enjeksiyon sırasında hareket etmemeniz gerekir. Önce belinizin anestezi uygulanacak bölgesi antiseptik bir ilaçla silinerek temizlenir ve iğnenin yapılacağı yer küçük bir iğne ile uyuşturulur. Ardından anestezist bir iğne aracılığı ile lokal anestezi ilacını omurilik zarının çevresine verir. Bu, doğum kanalının çevresinin uyuşmasını sağlar, doğum veya cerrahi işleme ait ağrı başka bir ilaca gerek kalmadan giderilir.

Sıklıkla çok ince, yumuşak bir plastik tüp (kateter) bu iğnenin içinden ilerletilir ve iğne geri çekilerek kateter burada bırakılır. Bu sayede kateterden gerektikçe ilaç verilerek uzun süreli ağrı kontrolü sağlanabilir. Yerinde kalmasını sağlamak için kateterin dışarıda kalan kısmı sırtınıza bantlanır. İşlem bittikten sonra rahatsızlık duymadan sırtüstü yatabilir, yatak içinde hareket edebilirsiniz. İlaç verilirken bel bölgesinde bir soğukluk hissedebilirsiniz. İlacın etkili olması için 20-30 dakika geçmesi gerekir. Uyuşukluğun derecesi kullanılan ilaca ve dozuna bağlıdır. Doğum ağrısını gidermek için düşük dozda ilaç verilir. Bu şekilde ağrı olmasa da kasılmaları hissedersiniz. Doz artırılarak sezaryen girişimi için de yeterli uyuşma sağlanabilir. Doğum veya sezaryen ameliyatı sonrası ağrı olursa epidural kateterden sürekli olarak ilaç verilerek giderilebilir. Bazı durumlarda katetere bir pompa bağlanır. Bu pompaya zaman zaman basıp ilaç vererek ağrı tedavisine aktif olarak siz de katılabilirsiniz (Hasta-kontrollü ağrı giderilmesi).

Bölgesel anestezinin istenmeyen etkileri var mıdır?

Bölgesel anestezi ile istenmeyen etkilerin gözlenmesi nadirdir. Ancak her tip anestezi uygulamasında olduğu gibi bölgesel anestezide de yan etki görülebilir. Başağrısı, kas ağrıları ve tansiyon düşmesi gibi hafif ve kısa süreli etkiler gelişebilir. Anestezistiniz epidural anestezinin risklerini, faydalarını ve istenmeyen etkileri size açıklayacaktır.

Kaynak: Meltem Hastanesi (meltemhastanesi.com)

24 views

26 Şubat 2010
Okunma 24
bosluk
Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabi
reklam
reklam

Tavsiye Bağlantılar



Parse error: syntax error, unexpected $end, expecting ')' in /home/dogum/dogum.gen.tr/bbclone/var/access.php on line 62