Hamilelikte yüksek tansiyona dikkat!

default

Hamilelikte yüksek tansiyon hem anne hem de bebek için tehlikeli. Gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen hamilelik tansiyonu için en riskli dönem 27’inci haftadan sonra başlıyor. Sabahları yüzde ve göz kapaklarında şişme hastalığın en önemli belirtisi

27’inci haftada bebek, anne karnında ne durumdadır?

Dr. Alper Mumcu: Eğer rahim içine bir kamera yerleştirmek ya da direkt olarak gözlemek mümkün olabilseydi, bebeğin gözlerini görebilirdiniz. Bebeğin göz rengi bu haftada bellidir. Bebek göz açıp kapamaya başlar. Beyin olgunlaşması hızla devam eder ve sese verdiği tepkiler iyice artar. Boyu 25 santimetreye yaklaşır ve kilosu 1000 gram civarındadır.

Anne adayı neler yaşar?

Dr. Alper Mumcu:
İkinci trimesterın sonu olan 27’nci haftada solunum ve uyku problemleri yaşayabilir. Özellikle yatınca nefes darlığı ortaya çıkabilir. Bu durum bebeğe herhangi bir zarar vermez ancak anne adayı daha rahat edebilmek için geceleri yatarken yastık sayısını artırabilir. Çoğu anne adayı bu dönemlerde uykunun dinlenmeden çok sıkıntı yarattığını söyler. Bilinç altında yaşanan endişeler uykuda kabus olarak kendini gösterebilir. Hatta uykuya dalmada büyük zorluklar yaşanabilir. Tecrübeli anne adayları yatmadan önce yarım saatlik bir yürüyüşün çok faydalı olduğunu iddia ediyor. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da kan basıncı. Gerçi doktor her kontrolde tansiyon ölçer ancak anne adayı da 3-4 günde bir bunu tekrarlamalı. Çünkü halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen preeklempsi (hamilelik hipertansiyonu) için en riskli dönem başlar. Rutin kontrollerde yapılan ultrason incelemelerinde artık bebek bir bütün olarak görülmez. Bebek bütün olarak değil kısım kısım incelenir. Yapılan ölçümlerle kilosu gerçeğe yakın ölçülerde tahmin edilebilir.

28’inci haftada neler olur?

Dr. Alper Mumcu: Bu haftayla birlikte gebeliğin en zor dönemlerinden biri olan üçüncü trimester yani son üç aya girilmiş olur. Bu haftada bebek hızla büyümeye devam edecek ve rahim içini mümkün olduğunca dolduracak. Rahim büyüklüğü neredeyse kaburgaların seviyesine ulaşır. Bu haftada bacaklardaki varislerde artış ve şişme olabilir. Yine hemoroid problemi olan anne adaylarında bu sorun kötüleşebilir, ya da bacaklarda sık sık kramplar ortaya çıkabilir. 28’inci haftada doktor glukoz (şeker) yükleme testi isteyecektir. Bu testin amacı gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığını yani gestasyonel diyabeti araştırmaktır. Yine bu haftada kan uyuşmazlığı olanlar doktora bunu hatırlatmalı. 28’inci haftada bebek sürekli uyuma ve uyanma dönemleri geçirir. Zaman zaman gözlerini açıp kapayabilir. Kaşları gelişimini tamamlamıştır. Vücudu yağ depolamaya devam eder. Bu yağlar doğduktan sonra kendi vücut ısısını ayarlamada oldukça önemlidir. Anne adayları bu haftada bebekle rahatça konuşabilir, çünkü bebek artık annesinin sesini tanır.

29’uncu haftada anne adayı ve bebekte ne tür  değişiklikler görülür?

Dr. Alper Mumcu: Bebeğin artık kafası ve gövdesi arasındaki oran normale yakındır. Bebek kendi vücut ısısını ayarlayabilme yeteneğine sahiptir. Kemik iliğinde sürekli kırmızı kan hücreleri yani alyuvar üretir. Gözleri ise hareket etmeye başlar. 29’uncu haftaya gelindiğinde anne adayları hamileliği artık iyice hissetmeye başlar. Bu haftalarda karın cildinde kaşınmalar hissedilmesi normal. Bunun yanı sıra karın içi basıncındaki ve dolaşım sistemindeki değişikliklerin sonucunda hemoroid (basur) problemi görülebilir. Ayrıca nefes darlığı, midede yanma, bacaklarda kramplar gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Bunların hepsi geçicidir ve tedaviyle üstesinden gelinebilir.

ASPRİN RİSKİ AZALTIYOR

Hamilelik hipertansiyonu nedir?

Halk arasında gebelik zehirlenmesi diye bilinen bu hastalığa biz tıp dilinde preeklempsi deriz. Hipertansiyon diyebilmek için bazı kriterler var. Büyük tansiyonda 30 mmHg’lik veya diastolik adi verilen küçük tansiyonda 15 mm Hglık artış ya da kan basıncının 140/90 mmHg’nın üstünde olması hipertansiyon olarak adlandırılır.

Kaçıncı haftada ortaya çıkar?

Hamilelik hipertansiyonu 20’inci haftadan sonra ortaya çıkar ve idrarda protein atımı ya da ödemle birlikte görülür. Kendi içinde hafif, orta, şiddetli ve eklempi olarak 4 sınıfa ayrılır. Gebelik hipertansiyonu her 100 hamileden 10’unda görülür. Şiddetli gebelik hipertansiyonunun görülme sıklığı yüzde 1, en ağır formu olan eklemsi 1000’de 1’dir.

Kimler risk altında?

Daha önceden gebelik hipertansiyonu öyküsü olanlar, şeker, böbrek hastalığı gibi sistemik hastalığı olanlar, çok genç ya da 35 yaşın üzerinde olanlar, çoğul gebeliği olanlar risk altınadır. Nedeni tam olarak bilinmediği için ileride gebelik hipertansiyonu gelişip gelişmeyeceğini önceden saptamak pek mümkün değil.

Belirtileri neler?

Çoğu zaman hafif hipertansiyon bir belirti vermez, rutin kontroller sırasında fark edilir. Ellerde ve ayaklarda şişmeler, yüzüklerin dar gelmesi en sık rastlanılan şikayettir. Özellikle sabahları uyanıldığında yüzde ve göz kapaklarında şişme ilk belirti olabilir. Yüksek tansiyon annede kasılmalara, beyin kanamasına ve körlüğe neden olabilir. Böbreklerdeki hasara bağlı olarak böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir. Yine kalp yetmezliğine, karaciğer problemlerine sebep olabilir. Bebekte ise en sık karşılaşılan sorun gelişme geriliğidir.

Tedavi edilebilir mi?

Hafif ve orta derecede gebelik hipertansiyonu takiple uygun gebelik yaşına kadar getirilebilir. Şiddetli vakalarda amaç kasılmaların önlenmesidir. Bu amaçla hasta hastaneye yatırılır ve değişik tedaviler başlanır. Hastalığı önlemek için risk altındaki gebelerde düşük doz aspirin tedavisi giderek popüler hale geliyor. Eğer gebelik öncesinden beri var olan bir kronik hipertansiyon varsa bu durumda yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar kullanılabilir.

Kaynak: Posta Gazetesi

25 views

8 Haziran 2010
Okunma 25
bosluk

Hamilelikte hangi aşılar yapılmalı?

default

Önlenebilir hastalık ve ölümlerin azaltılmasındaki en önemli etkenlerden biri annenin yaptırdığı aşılar…

Hamilelik esnasında inaktif (ölü) virüs ya da bakteri ve toksoid kullanılarak yapılan aşılamaların anne adayı ve bebek için bir risk oluşturmadığı biliniyor. Ayrıca emzirme dönemi boyunca da aşılama yapılmasının herhangi bir sakıncası yoktur. Hamilelerde aşılama genellikle 2.trimesterden itibaren yapılır. Amerikan Hastanesi Kadın Sağlığı Ünitesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Senai Aksoy hamilelik sırasında yapılması gereken aşıları anlatıyor.

İŞTE HAYATİ ÖNEM TAÅžIYAN AÅžILAR…

Hepatit B aşısı:

Taşıyıcı annelerin bebeklerine doğum esnasında hastalık bulaştırmaları mümkün. Bu nedenle hepatit B taşıyıcı annelerin bebeklerine doğar doğmaz ilk 12 saat içerisinde hepatit B aşısı ve immunglobulini uygulanmalı. Eşi hepatit B taşıyıcı olan anne adayları hamileliğe kadar aşı yaptırmamışsa hamilelikte mutlaka aşılanmalı.

İnfluenza (grip) aşısı:

Grip aşısı her yıl oluşan antijene göre hazırlanan ölü virüs aşısıdır. Hamilelikte grip aşısı yaptırmanın herhangi bir olumsuz etkisi yoktur. Ayrıca grip aşısı emzirme döneminde de güvenle yapılabilir. Hamileliğinin 2. ve 3. trimesterini grip mevsiminde geçirecek olan tüm anne adaylarına grip aşısı yaptırmaları önerilir.

Tetanoz aşısı:

Daha önce aşı yaptırmamış anne adaylarının hamileliğin ikinci ve üçüncü trimesterinde birer ay ara ile iki doz tetanoz aşısı yapılır. İlk aşıdan altı ay sonra üçüncü doz verilir. Daha önce tetanoz aşıları serisini tamamlamış hamilelere aşısının üzerinden 10 yıldan fazla süre geçmiş ise tek doz aşı yapılır. Yenidoğan döneminde bebekte gelişebilecek tetanoz %60 ölümcül olacağından, hastalığın önlenmesi için tetanoz aşısı çok önemlidir.

PEKİ AŞI NEDEN GEREKLİ

Hamilelik sırasında fetüste konjenital malformasyon

Büyüme geriliği, ölü doğum ve nörolojik arazlara sebep olan enfeksiyonlardan korumak

Erken doÄŸum eylemini azaltmak

Hamilelikte daha şiddetli seyreden hastalıklardan anneyi korumak (influenza, hepatit B vb),

Yenidoğan enfeksiyonlarını azaltmak.

25 views

13 Mart 2010
Okunma 25
bosluk

Hamilelikte depresyona karşı akupunktur

default
Akupunkturun hamilelik döneminde hem anne hem de bebeğin sağlığı için faydaları olduğunu biliyor musunuz ?

İtalyan La Stampa gazetesinde yer alan habere göre, Maternal-Fetal Tıp Derneğinin yıllık kongresinde açıklanan bir araştırma, akupunkturun hamilelikte görülen depresyon semptomlarını hafiflettiğini ortaya koydu.

Hamilelerin yaklaşık yüzde 10′unun bu dönemde depresyon geçirdiÄŸini belirten uzmanlar, antidepresan kullanımının bebeÄŸe zarar verme olasılığı nedeniyle bu rahatsızlığın tedavisinin hamilelik döneminde çok daha problematik olduÄŸuna dikkati çektiler.

Depresyon belirtileri gösteren 150 hamile kadının üç gruba ayrıldığı araştırmada uzmanlar, ilk gruba depresyona yönelik özel akupunktur, ikinci gruba daha genel bir akupunktur tedavisi uygularken, son grupta ise masaj uygulamalarına dayalı bir tedavi yöntemi kullandılar.

Araştırmanın sonucunda ilk grupta yer alan kadınlardaki depresyon belirtilerinin, diğer gruptakileri aksine oldukça hafiflediğini gözlemleyen bilim adamları, akupunkturun, hamilelikte antidepresan kullanımına alternatif bir tedavi yöntemi olabileceğini vurguladılar.

Kaynak: İnternethaber

24 views

1 Mart 2010
Okunma 24
bosluk
Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabi
reklam
reklam

Tavsiye Bağlantılar