Vajinusmustan eft tekniği ile kurtulun

default

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr Ayşe Duman “Cinsel sağlık; sadece bir hastalığın ya da kusurun olmaması değildir. Cinselliğe pozitif ve saygılı bir yaklaşım içinde, zevkli, hoş, güvenli cinsel deneyimlerin önemini bilerek, bu bilince uygun davranılmasını da gerektirir” dedi.

Kadında cinsel sağlık dendiğinde ilk akla gelen, kadının ilişkiye izin vermemesi anlamına gelen vajinismus. Kadınlar farklı sebeplerle ilişkiye hayır diyebilirler. Bunun başında kadının yetişme çağında cinselliğin, çirkin, pis, ayıp veya günah olarak tanıtılması geliyor. Tüm bunları bilinç altının yanlış kodlanması olarak değerlendiren Dr Ayşe Duman, “ Bizim yaptığımız bu yanlış kodlamaları, hipnoz ya da EFT (Duygusal Özgürlük Tekniği) yöntemleriyle değiştirmektir” şeklinde konuştu.

Tabular, Günahlar, Yasaklar…

Dr Ayşe Duman “ Maalesef hala insanlarda, özellikle kadınlarımızda cinsel konularla ilgili tabular, yasaklar, günahlar, batıl inançlarla çerçevelenmiş, tüm hayatı zehreden sıkıntılar var. Cinsellikte çiftler arasındaki cinsel çekim ve birlikte yaşanılan doyum noktaları ilişkiyi kuvvetlendirmekle birlikte, yakınlığı ve birbirinin olmayı sağlar. Cinsellik ve cinsel ilişki neslin devamlılığı için insanoğluna verilmiş bir lezzettir. Cinselliğe böyle bakıldığında kadının da zevk almasının önündeki engeller de kalkacaktır” dedi.

Hipnoz ve EFT ile vajinismus tedavi ediliyor…

Kadının hayatını zehreden, ilişkileri bitiren vajinismus hipnoz ve EFT ile kolayca tedavi ediliyor. Ortalama 5-6 seans süren hipnoz tedavisinden sonra çiftler sağlıklı cinsel yaşama kavuşabiliyor. Dr Ayşe Duman “Kadın ve erkek arasındaki tüm muhteşemliği ile işleyen sisteme yapılan müdahaleler, bilerek veya bilmeyerek yaptığımız yanlış yönlendirmeler, tabular, yasaklar, korkular, acı beklentileri hep yanlış algılamalardan kaynaklanmaktadır. Bize öyle öğretildiği, aklımıza öylesi yattığı için kabul ettiğimiz kendi doğrularımız, gerçeğe uymayabiliyor. İşte bizim hipnoz ve EFT ile yaptığımız, gerçeklerle kişinin doğruları arasında bir değiş-tokuştur. Çiftlerin sorunun çözümüne birlikte, ortak bir bakış açısıyla yaklaşabilmesi için seanslara birlikte gelmesi önemlidir. Sorun hangi tarafta olursa olsun, çözüm için her iki tarafın bilgilendirilmesi, sonucun kalıcı olmasını sağlayacaktır. Süreç içinde eşlerin birbirlerine destek olması son derece değerlidir ” diye konuştu

Vajismustan değil çocuk sahibi olamamaktan şikayetçi

Cinsel hayattaki tatminin, birliktelikteki mutluluğu pekiştirdiğini ifade eden Dr Ayşe Duman karşılaştığı örnekleri de paylaştı: “ 10 yıllık evli bir hastam tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmak için gelmişti. Muayene sonucu hiç cinsel ilişkiye girmediğini gördüğümde, sağlıklı birliktelik için çocuk sahibi olmanın çok gerekli olmadığını fakat sağlıklı cinsel yaşamın birliltelik için olmazsa olmazlardan olduğunu konuşup vaginismus sorununa yoğunlaşmaya ve doğal yollardan gebelik elde edilmesine karar verdik… Bu örnekte olduğu gibi sağlıksız cinsel hayattan kaynaklanan sorunlar için çoğu zaman doktor doktor gezilmektedir. Oysa sorun çoğu zaman cinsellikle ilgili bilinçaltının yanlış programlanmasından kaynaklanmaktadır. Hal böyle olunca gereksiz yere kısırlık tedavilerinden tutunda geçmeyen kasık ağrılarından dolayı gereksiz ameliyat olan bir dolu kadın var maalesef.”

Çiftlerin mutluluğu için…

Sebebi ne olursa olsun cinsel hayatın sağlıklı olmaması, kişinin günlük hayatını olumsuz etkileyecektir diyen Dr Ayşe Duman “Aldatma, şiddet, saygısız davranışlar, bazen depresyon, anksiyete gibi durumlar da vajinusmustan kaynaklanabilir. Toplum içinde zor konuşulan bu konunun çözümü için çiftlerin profesyonel yardım almaktan çekinmemesini tavsiye ederim. Bu konuda erkekler daha rahatlar, daha kolay geliyorlar. Ancak kadınlar için aynı şeyi söylemek zor” dedi.

Kaynak : http://www.internethaber.com/vajinusmustan-eft-teknigi-ile-kurtulun-311983h.htm#ixzz171rLcSs1

30 views

3 Aralık 2010
Okunma 30
bosluk

Kadınların korkulu rüyası

default

Meme kanseri kadınların en korkulu sağlık sorunu olma özelliğini taşıyor. Diyetisyen Sanem Apa, meme kanserine karşı koruyucu 6 besini açıkladı…

“Normal ve sağlıklı bir meme hücresinin değişime uğraması ve diğer vücut hücrelerine yayılması ile meme kanseri oluşur. Hem kadınlar hem erkekler meme kanseri olabilirler. Ancak kadınların en sık karşılaştığı kanser türüdür meme kanseridir.” diyen Çamlıca Alman Hastanesi’nden Diyetisyen Sanem Apa, meme kanserine karşı koruyucu 6 besini şöyle sıraladı…

Kefir: Çoğu kişinin ihmal ettiği mükkemmel bir içecek olan KEFİR artık daha çok beslenmemizde yer almaya başladı. Kefir ile ilgili yapılmış çalışmalar da tümör oluşumunu engellediği gözlenmiş, var olan tümörlerin ise ilerleyici etkisini azalttğını belirtmiştir. Yapılan çalışmaların snuçlarında ortalama olara yüzde 55’ e varan kanser riskini azalttığı belirlenmiştir. Kanser tedavisinde kemoterapi nedeniyle oluşabilen bulantı, kusma, ishal gibi yan etkilerinde kefir tüketimi ile ciddi miktarda azaldığı bilinmektedir.

Zeytinyağı: Oleik asit içeriği ile zeytin yağının uygun miktarlarda kullanılması kansere karşı koruyucu etki yaratır. Bu nedenle salatalarınıza 1 tatlı kaşığı zeytinyağ eklemeyi ihmal etmemeli bu şekilde yağda eriyen vitamşnlerin vücutta kullanımını arttırmalısınız. Sebze yemeklerinizi pişirirken de zeytinyağının yararlı etkilerinden faydalanmak istiyorsanız yemek piştikten sonra ilave etmelisiniz.

Üzüm çekirdeği: Üzüm ve üzüm çekirdeğinde bulunan polifenoller ve resveratrol antioksidan kapasiteleri yüksek olan maddelerdir ve serbest radikal oluşumunu azaltarak kanseri önleyici etki gösterirler.

Brokoli: A, C, E ve karoten bakımından zengin olan brokoli meme kanseri başta olmak üzere tüm kanser türlerinde olumlu etki yaratmaktadır. Çünkü antoksidan besin öğelerince zengin olması serbest radikal oluşumunu engelleyerek kansere karşı korur.

Soya: Östrojen seviyesinin meme kanseri oluşumunda etkili olduğu bilinen bir gerek. Bu nedenle östrojen seviyesindeki azalma kanser riskinde de azalmaya yol açar. Soya fasulyesinde bulunan genistein adlı flavanoid östrojenin etkisini azaltır. Bu da kansere karşı koruyucu etki gösterir.

Mercimek: Aslında bu noktada tüm kurubaklagilleri meme kanseri ve diğer kanser türlerine karşı koruyucu etkisinden bahsedebiliriz. Yapılan çok sayıda çalışma mercimeğin içeriğindeki posa ile kansere karşı koruyucu etki yarattığını haftada 2 kez tüketmenin meme kanseri oluşumu riskini yaklaşık yüzde 20 oranında düşürdüğünü belirtmektedir.

Fiziksel Aktivite ve Kanser

Yapılan birçok çalışmada orta düzeyde egzersiz yapan kadınların meme kanseri olma riskinin azaldığını vurgulamıştır. fiziksel olarak aktif bir yaşam kansere karşı koruyucudur ve egzersiz sırasında salgılanan endorfin hormonu sayesinde psikolojik olarak da mutlu olmayı sağlar.
• Vücut ağırlığınızı ideal seviyede tutmayı hedefleyin.

• Sebze ve meyve tüketiminizi yüksek seviyede tutun, günde 5 kez meyve ve sebze tüketmeyi hedefleyin
• Yağ alımınızı sınırlamayı deneyin. Günlük aldığınız enerjinin % 20- 25 kadarının yağdan gelmesini sağlayın.(sağlıklı yetişkin bireyler bu değer % 30’ a kadar çıkabilmektedir.) Yediğiniz besinleri yağ içeriklerine göre ayarladığınızda tükettiğiniz yağ miktarını da azaltmış olursunuz.
• Omega 3 yağ asitlerinden zengin besinleri beslenme planınıza ekleyin.
• Trans yağ asitlerinden mutlaka uzak durun.
• Kırmızı et tüketiminizi haftada 1- 2 kez olacak şekilde sınırlandırın.
• Tütsülenmiş, yanmış besinleri tüketmekten kaçının.
• Mümkün olduğunca meme kanserine neden olabilecek risklerden kaçının
• Iyi beslenmeyi sağlayın
• Kendinizi mümkün olduğunca stresten uzak tutun ve sağlığınızı koruyun.
Yaşamın bize verilen bir armağan olduğunu bilin ve lütfen nefes aldığınız her dakika ona gereken özeni gösterin.

Kaynak : http://www.internethaber.com/kadinlarin-korkulu-ruyasi-293402h.htm#ixzz15s7m0jAr

23 views

21 Kasım 2010
Okunma 23
bosluk

Bu uygulama gebelik şansını artırıyor

default

Yardımcı üreme tedavilerinde uygulanan embriyo dondurmada son teknoloji ”Vitrifikasyon (camlaştırma)” yöntemi ile dondurulan embriyoların canlı kalma oranı, yüzde 25′ten yüzde 95′lere çıkıyor. Bu da anne adayının, dondurma işlemi sonrasında uygulanan tedavi ile gebe kalma şansını klasik yönteme göre artırıyor.

Uzmanlar, klasik uygulamada embriyoların yavaş soğutulduğu için, işlem sürecinde buz kristallerinin oluştuğunu ve kristallerin de embriyonun canlılığını kaybetmesine yol açabildiğini belirtirken, Vitrifikasyon yöntemi ile emriyonun travmaya maruz kalmadığını, düşük hikayesi bulunan anne adaylarının embriyolarına uygulanmak zorunda olan biyopsi sonrasında da dondurma işleminin yapılarak gebelik elde edilebildiğini belirtiyor.

Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Tıbbi Direktörü, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, yaptığı açıklamada, yardımcı üreme teknikleri tedavisi sürecinde yeterli sayı ve kalitede embriyo elde edilmesi halinde, uygulamaya katılan çiftin rızası alınarak sağlıklı embriyoların birkaçının ilerleyen dönemde kullanılmak üzere dondurularak saklanması işleminin ”yumurta dondurma” olarak tanımlandığını söyledi.

Yumurtaların dondurulmasıyla, ilk uygulamada gebelik gerçekleşmediğinde, tekrar ilaç tedavisi gerektiren yumurtlama süreci atlanarak, embriyo transferi yapılabildiğini belirten Özgün, özellikle kanser tedavisi gören ya da 35 yaş üstünde gebelik planlamalarında yumurta dondurma işleminin uyguladığını anlattı. Özgün, yumurta dondurulmasının iyi donanımlı merkezlerde yapıldığında gebelik şansının yüksek olduğunu ifade ederek, emriyo kalitesinin bozulmaması için yumurta dondurma ve çözdürme işlemlerinde dikkatli olunması gerektiğine dikkati çekti.

Tüp bebek tedavilerinde embriyoların saklanması ile ilgili metotlar hakkında 1980′li yıllardan itibaren çalışmalar yapıldığını dile getiren Özgün, klasik dondurma yöntemlerinin tüp bebek merkezlerinin büyük çoğunluğu tarafından kullanıldığını söyledi. Özgün, klasik uygulamada embriyoların yavaş soğutulduğunu belirterek, ”Embriyoların yavaş soğutulması esnasında buz kristalleri oluşuyor, kristaller ise embriyoya zarar verebiliyor ve embriyo canlılığını kaybedebiliyor” diye konuştu.

Emriyo dondurma alanında yurt dışında yapılan çalışmalarda yeni gelişmeler elde edildiğini anlatan Özgün, şunları kaydetti:

”Artık yumurta dondurmada ‘Vitrifikasyon yani camlaştırma’ adı verilen yeni teknik uygulanıyor. Bu yeni yöntem ile embriyolar, klasik yönteme göre 600 ila bin kat hızlı soğutuluyor. Böylece, buz kristali oluşumuna zaman tanınmıyor. Camlaştırma esnasında embriyo travmaya maruz kalmıyor, çözme sonrası canlı olarak elde ediliyor.

Klasik yöntemde dondurulan embriyoların, yaklaşık dörtte biri çözme sonrası canlılıklarını kaybediyor, sağ kalanların sağladığı gebelik oranları ise yarı yarıya azalıyor. Camlaştırma ile dondurulan embriyoların hayatta kalma oranları ise yüzde 95. Bu oran, taze embriyolarla gebe kalma şansı ile aynı.”

-”BİYOPSİ YAPILAN EMBRİYOLAR DA SAKLANABİLİYOR”-

Maya Tüp Bebek Merkezi Laboratuvar Sorumlusu Dr. Enver Kerem Dirican da ”Camlaştırma” yönteminin Türkiye’de uygulanmaya başlandığını belirterek, şunlara söyledi:

”Önceden üçüncü ve beşinci gün embriyolarının klasik yöntemle dondurulmaları çok başarılı değildi. Bu ise laboratuvarda embriyo gelişimini gözleyip, gelişimi sağlıklı olan embriyoların belirlenerek dondurulmasını zorlaştırıyordu.

Camlaştırma sayesinde artık embriyoları sadece erken aşamada, yani zigot aşamasında dondurmak zorunda değiliz. Gelişimi görerek ve sağlıklı olanları transfer ederek, kalanları başarılı bir şekilde dondurup çözebiliyoruz.”

Camlaştırma ile dondurma yöntemi ile biyopsi yapılan yani kromozomları incelenen embriyoların dondurularak saklanmasının da mümkün olduğunu ifade eden Dirican, klasik yöntemde bunun mümkün olmadığını vurguladı.

Dirican, 35 yaşın üzerinde olan ve önceden başarısız kısırlık tedavileri bulunan anne adaylarının embriyolarının kromozomlarının incelenmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun genetik tarama ile yapılabildiğini söyledi.

Tedavi alsın almasın, düşükleri bulunan anne adaylarının embriyolarının kromozomları açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Dirican, ”Kromozomların incelenmesi için embriyo içerisinden bir hücrenin biyopsi ile dışarı çıkartılması gerekiyor. Eski yöntemle bu işleme giren embriyolar, dondurularak saklanamıyordu. Camlaştırma ile artık biyopsi yapılan embriyolar, sağlıklı bir şekilde dondurularak saklanabiliyor” diye konuştu.

Kaynak : http://www.internethaber.com/bu-uygulama-gebelik-sansini-artiriyor-306053h.htm#ixzz15s7Ji5T2

23 views

21 Kasım 2010
Okunma 23
bosluk
Son Yazılar FriendFeed
reklam
seo kitabi
reklam
reklam

Tavsiye Bağlantılar